İnanacak birilerini arama.
İnanlar gelir.
Ümitleri yeşertmek uğrunda ot peşinde koşma evladım.
Küçücük saksıda kış günü gül büyüten seni bilir.
Ahırda işler karışınca toplamaya uğraşma.
Ak ile karayı ayıracak olan gelir.
Sen sende olmadıkça kendini arama.
Aranan her zaman sonradan gelir.
Ölüm mü diyorlar evladım.
Ölüm, yaşamaktan önce gelir.
Ümitsizlerden bıktın mı?
Suç senin.
Ümitsizle yola çıkarsan susuz, ahmakla yol edersen yolsuz kalacağını ben öğrettim sana.
Yıkılacak diye korkma.
Gölgesinde yatan ezilir.
Dayanamazlar diye düşünme.
Kimsenin yükü hiç kimseye ağır değildir.
Adalete zulmederek diyenleri baştan sil.
Gücü varken güçsüzü ezen elbet ezilir.
Dizilir evladım
Ay, güneş ve yıldız gün gelir yine dizilir.
I Like ThisUnlike
7
Please Login to Vote
I Dislike ThisUn-Dislike
0
Please Login to Vote


Buz sözler üzerine Yorum yok… Bekliyorum.
Sen doğru ol eğri belasını bulur demiş büyükler.
Ümitsizle yola çıkarsan susuz, ahmakla yol edersen yolsuz kalacağını ben öğrettim sana.
İnanan geldi. Yola çıktı.
Yolda olup ümitleri yeşerdi.
Saksıda gül yerine kaktüs gördü hep.
Ama gülü sizinle bildi.
Akı karayı öğrenmek derdi var.
Gecenin kör karanlığında har.
Göstersin bize ak sütün içindeki ak kılı.
Herkes marifet nuruyla öğrensin bu farkı.
Ben bende olacağım dost bende oldukça.
Özüm bildim dostu Hakk’ı hakkıyla andıkça.
Ölümü aramak mı?
Her nefes alışta.
Ümidim vardır ta ezelden ebede.
Ümitsizlik mugayirdir edebe.
Parlasın hakikat güneşi olsun ayak altı gölgemiz.
Varsın gelsin yük, taşımaya müsait sıkletimiz.
Adil kişi Adl-i İlahiye havale etti zalimi.
Zulmün kör karanlığında gördü mazlumu.
Her daim hatırladı Sure-i Tekvir’i.
Anar ölse de her daim Kevn-ü Mekan Sahibini
Talibiz Hakk’ın yolundan yürümeye.
Köleyiz bir harf öğretene.
Ab-ı Hayat vardır Ehl-i İrfanda
İçip kanmak vazifedir bendenize.
Bu sözler bir hak ehlinin sözlerini benziyor
GÜN GELİR
”Bülbül hasta gül yüzüne, gördü arasat eyledi,
Erdi aşık maşuğuna şükür beşaret eyledi.
Gaflet ile yatar idim, şah nazar eyledi bana,
Dedi ki uykudan uyan, geldi işaret eyledi.” der derviş Yunus.
Biliriz ki; tüm muhteşem hikayeler iki şekilde başlarmış.
Ya bir insan bir yolculuğa çıkar, ya da şehre bir yabancı gelirmiş.
Yolculuğa çıkma zamanı gelmişse eğer erken yol almak gerek.
Yol çetin menzil uzak, yanında sabreden yoldaş bulmak gerek.
Yaşama can vermek için canından vazgeçmek
Yeniden doğmak için bu yolda ölmek gerek.
Uğruna and içmişsen milletin; inancını tam tut, ruhunu diri.
Artsada zalimin zulmü, çıkmasada mazlumun ahı ümitsizliğe düşürmesin hiçbiri
Sen inandığın yolda yürü yiğidim,
Gün gelir devran döner, şaşmaz Adalet-i İlahi,
Unutma ölü balığın canlanıp denize atladığı,
iki denizin birleştiği yerde vardır seni bekleyen mübarek kullardan biri.
Her şeyin bir vakti vardır. Zamanı gelmişse akla karanın ayrışması,
Kim durabilir önünde, çoşkun sular seller gibi gelir.
Biter mazlumun ahı, diner yetimin gözyaşı.
Gönül dile gelir. Kim ne yaptıysa o ele gelir.
Hak yerini bulur; hesap ne bir fazla ne bir eksik gelir.
***Simyacı***
“Yıkılacak diye korkma.
Gölgesinde yatan ezilir.”
ne zaman okusam bu dizeleri; mutlu, huzurlu ve umutlu kalmamı sağlamıştır. yazanın eline, zihnine sağlık.