İlk limanlardan biriydi.
Her şey her zamanki gibi beklenmedik bir anı saklamıştı içinde. Vapur sakin, ben huzursuz ve ne olması gerekiyorsa yine karma karışık ama kusursuz. Elimde bildiğim her zamanki gibi iki satır ama yine tutkusuz.
Laf aramızda, garip…
Vapurdan inerken, günün birinde bana “ADA” diyerek hitap edeceklerini hiç düşünmemiştim. Bir kadının sözlerini hiçe sayarak ama hesabını bir kenara yazmak gerekirmiş şimdi anladım.
Lakabım her devir deli oldu.
Adım Firari.
Ama siz yine de ADA demeye devam edebilirsiniz. Bundan sonraki yazılarda başka hiçbir açıklama da olmayacak.
İster bir hikaye gibi ister uzun bir yolun köşe taşları diye belleyebilirsiniz bu sözleri.
Uzun bu yolculuk. İsimlerin kimsesiz oluşu en değerlisi.
Kiminle kimsesizlik arasında, bu satırlarda benden ne beklediğinizi bilsem de ben bildiğimi değil bilmenin adreslerini beyan ediyor olacağım bu satırlarda. Nihayetinde titri civangir ve duruşu sert bir bakışın nabzını tutmak zor. Sözleri ağır gelirse bir defa daha okumak uğruna çaba iyidir.
Bu yüzden şimdiden özür dilemek isterim, kırdığım her kalemin ucuna.
Başlamak vakti gelmiş;
Diğer iki kişinin arasında gözleri bana takılmış bakarken korkusunu örtmek adına kaldırdı kaşlarını. Eve bakışımı umursamazcasına iyi ki geldin dedi.
Kazanmak adına atmaya hazırladı tüm kartlarını. Hesap ettiği, diğerleri gibi yine bir blöf yeni bir teklif beklentisi vardı. Alacağın yok, vereceğin var ama güçlüyüz diyerek baktı gözlerime. Ödenecek tüm bedelleri ödemeye hazırlıklı olduğunu söyleseler de bir sen kalmışsın işte.
Sende bırak.
Git.
Az kalmış.
Şunun şurasında bir toplantı kaldı.
Gerisi iplik söküğü gibi gelecek dediğinde memleketin düğümlerinden biri çoktan meşhurun boğazına dolanmıştı. Reklamlara denk gelmiş olmak bir an tedirgin etti. Üstelik bu son gece. Nasıl bulduğun değil nasıl çıkabileceksin bu adadan demek zorunda hissetti kendini.
Anlaşmak zorunda olduğumuzu beyan etmek üzere son bir hamleyle eğildi.
Bir kahve içer misin dedi.
İyi kahve yaparım.
Kahve için yarın gelirim diyerek kalkarken masadan sabaha tekrar geleceğimi duymuş olmak bembeyaz kıldı yüzünü.
Tüm gelenler gitti. Kalacaksan bedelini ödersin dedi.
Gece için en yakını seçeceğimi bekliyordu. Beklediği ne varsa öyle de oldu.
Sonradan seslendiğini duydum gelmeyin demiş gelecek olanlara. Ne olabilir ki, ne gerekiyorsa demişler her şey yolu yolunca. En fazla araya bir kişi daha eklenmiş olur.
Herkes tamam olduğunda etraf sarılır ve bir kişi hariç her kez toz zerreleri arasında kaybolur. Kalanlar göçenleri toparlar.
Ada boşaltılır.
Kadın hariç herkes çekilir kabuklarına.
Sabahın kuşluk vakti.
Tek başına oturuyor ve yine en beyaz haliyle.
Sessizce otururken sade diyorum.
Sade içelim.
Çok geçmeden otururken kahveden çok ağzımdan düşecek neden ben kalırım sorusunun cevabını aramakta.
Problem bu ya Matilda. Adının bir tek onların defterinde olduğunu sanmaktasın. Şu otistik oğlun, onun derdinden hariç başka ne varsa umursamamaktasın.
Gerçekten gerçek olsaydın Matilda, dün bitirirdin işimi.
Bilirsin.
Bir kahvenin kırk yıl hatırı vardır.
Yutkunmasıyla hızlıca konuşması bir oldu. Durmayacaklar. Daha kötüsü olacak. Bundan sonrasını hayal bile edemiyorum. Bunun adı delilik. Her şey alt üst olacak. Gelmemeliydin.
Her şey alt üst olacaksa altta kalacak olan bellidir Matilda.
Ölmek için çok erken, yaşamak için çok geç.

Mükemmel bir karmaşıklık içindeki sakinlikle anlatılmış ama hakiki itiraf ve gerçek bir dalga misali kıyısına vurdukça anlaşılan sertlikte…
Yalnızlık ve adanmışlık içinde ayaktayım yıkılmadım son nefese kadar daim…
MasaAllah çok güzel…
Yine anlamadım ya
Bil diye soyluyirm yine anlamdn
Okurken kayboldum, kaybolurken yaşadım. Ciddi bir şeyi masal gibi okumanın tadı kaldı damağımda. Hayırlı olsun Ada bey, yazınız kadar güzel uğurlu olsun web sitesi.
Lakabım her devir deli oldu. ?
Adım Firari. ?
EY MATİLDA
“Her şey altust olacak” Matilda.
Beklenen an yaklaştıkça DELİLER, arenaya çıkmak için sabırsızlanan kızgın boğa gibi hırçınlaşmaktalar.
Sen hiç Vatan için Ölüme koşan DELİLER gördün mü Matilda?
Bizim oralarda Yiğidin iyisine DELİ derler Matilda
Bu topraklarda ardında VELİLER, önünde DELİLER
hiç bitmez Matilda.
Ak saçlı Ulular “Hızırlar yoldaşın Evliyalar gardaşın Olsun” diye uğurlarlar ismi ve mezarı olmayan DELİLERİ Matilda.
Eý Matilda sana bu cümleler boş lakırtı gelir, ama sana bunları anlatmak için bir kahve içecek bile zamanim yok ki. Çünkü DELİBAŞı olarak beni beklerler kızanlar.
“Beklenen gelecek, Bekleyen görecek. Sen de bekle DELİLERİ Maritda…
Ha bu arada bizim DELILER güreş tutmayı öğrendiler Matilda. Altta kalan gün yüzü görmesin, bu davadan dönenin soyu tükensin Matılda.
DELİ FİRARi (abi ) tanıştığıma tekrardan memnun oldum bu yolculukta bir köşede hazır olacağım inşaAllah…