Sahilinde sahipsiz bir ceket içinde dolaşırken başınıza gelebilecek en güzel şey ölüm değil ölmüş birisidir.
Hemen herkesin ortasından sıyrılarak geçmiş tuzakların amansız mücadelesinden bir nefes alabilmek için Bebek sahilinde kahve içmekten öteye vaktimiz hiç olmazdı. Bildiğim şimdilerde silinmiş devir o devir ki kimse buraları bulamazdı.
Hep yarım kalmak zorunda olan bir şeyleriniz olmalı. Tamamlamaya gayret ettiğiniz bir hayat peşinde koştukça yarımlar birikip boğazınıza takılabilir. Bir an gelir ve aklınız tıkanabilir. Herkesten sakladığınızı zannettiğiniz sırrınız ancak size sır bilinir. Yanımdakinin bir aşk hikayesi var ve kimsenin bilmediğini biliyor.
Zaten hep böyle…
Hep bildiği kadar biliyor insanoğlu.
Biliyorum ne anlatsam boşa çıkacak. Doldurmaya vaktim de yok. Uzun anlatmaktan yorulmuşum. Belki bir kahve arasında bir adam çıkar gelir. Bitirir işi diyerek yine yolundayız.
Bebek…
Tam arabadan inerken her zamanki gibi on civarında hırt gibi köpekle uzaktan Hasan geliyor. Bağırıyor uzaktan. Geldin mi?
Geldim Hasan.
Kahve içme aşağı gel.
Geldim Hasan.
Yanımdakinde hafif bir korku. Alışkın. Bir yere gidiliyorsa bir şey vardır ucunda.
Üç iskemle çekiliyor boğaz dibine. Karanlık inerken perde perde Hasan’la bakışıyoruz.
Konuşunca olmuyor diye bana mı getirdin deyiverince yanımdakinin gözleri pervane.
Benden çıktı diyorum Hasan, saz sende. İster çal ister söyle.
Yanımdaki habersiz.
Hasan kimsesiz.
Beyefendi diyerek giriyor söze.
Adamın gözlerini yakıp geçercesine.
Şu denizin üstündeki akıntının bir misli altında terse akar. Aşk diyerek iftira ediyorsunuz beyefendi. Halbuki aşk hep O’na akar. Siz ise sadece kendi renklerinizin çobanlığında bir yol iddiasındasınız. Vaz geçmeyi bilmeyince tutunmayı ibadet sanırsınız. Adama benzettim uzaktan. Kızın yeşiline kandın da şu denizin mavisini görmediysen körsün. Kalbin kör. Kalbi kör olanın aşkı sahtedir. Sahtekarlara bu yol kapalıdır. Ne ölebilirsin ne de öldürebilirsin.
Yanımdaki azat edilmiş köle misali bırakmış gözlerini denize. Bakıyor gözlerime.
Yanlış yaptık.
Hasan kesiyor sözünü en üst perdeden.
Aşkta yanlış olmaz beyefendi. Sen daha yanmamışsın. Yanda gel. Hadi bana eyvallah.
Eyvallah Hasan.


Hamdım, piştim, yandım diye buyuran Hazreti Mevlana’nın (KS) sözü geldi hatırıma. Bir de özellikle dervişlik müessesine girmek isteyenlere söylenen “bu iş demir leblebidir evladım” sözü…. Sizleri geç tanıdım ama sorun etmiyorum. Videolarınız dinlemeye derslere katılmaya çalışıyorum. İlk 13 dersi izledim, formlarını ilettim. İnşallah geç de olsa katıldığım bu serüvende sonuna kadar gitmek niyetindeyim. Tüm ekibe sağlık afiyet ve hayırlı ömür diliyorum. Allah muvaffakiyet versin, işlerinizi kolaylaştırsın.