Öldürmek İçin Gitseydin Ölürdün
Ölmek için gittiğini biliyorum.
Öldürmek için gitseydin ölürdün.
İnsan, hayatın gerçeğini bir kenara bırakıp ta kendi testisini kendi doldurmaya meyletmeye başladığı günden beri meyin tadı kaçtı. Asla bozamam bu lezzeti. Bize bizden miras kaldı. Kasanın değil kasenin hakkı gözetildi uzun müddet saklı bırakıldı. Aşağılardan gelen seslere aldırmadı.
Aşağılardan bir yerlerden bağırana iç ses diyorlarmış. İç seslerinin dibinden haykıran ihanetin merkezinde kendileri olduğunu unutan kim varsa bu diyarın haini oldu. Sandı ki kendi oldu ama en çok kendi yandı. Belki içinden bir heves doyuruldu ve kandırılmam diyenler en çok kandı.
Zannediyorlar ki biteceğiz.
Zannediyorlar ki gideceğiz.
Sadece zannediyorlar.
Zan…
Ama bir an var.
Bir an….
İçinde en hain olanla en temiz olanı birbirine karıştırıyor önce. Sonra ısınıyor ortalık. Ayrışma başlıyor. Bir tarafa temizler akarken diğer kapta her zamanki gibi pis olan toplanı veriyor.
Temiz olan temizlenince bilir temizlendiğinde.
Temiz olan bilebilir en pisin halini.
Hangi köşeden kaç vuruşta döner, kaç dokunuşta yerle yeksan olur. Belkisiz, bilakis tüm akislerinde hep pis olan yanının görürde yenilmez olur. Yenilemez olur.
Bu yüzden hiç kaybetmedik.
Hep kirlerimizden arındık.
Kimi zaman bu da mı demek düştü dillere. Ama biz hiç şaşırmadık. Zaten kirli olanın değiştirilmesi gerektiğine başından alışıktık.
Çok karışık beklentiler içinden çıkamayanlar düğüme odaklandıkları için kaybettiler.
Hiç kimse bu düğümü kimin attığını düşünmedi. Düşünmek temizlenmek demekti. Pek çokları bedel ödemeye yeltenmedi. Bu yüzden bu meyhaneden geçemediler. Onları düğüm çözme için değil düğümü görmek için var ettiler.
Peki söyle şimdi.
Kim çözer düğümleri.
Elbette karanlığı en iyi yaşayanlar.
Zira geceyle gündüz arası Firari, ancak bir iplik kadar.

Abi neden lafı dolandırıyorsun. Lütfen açık açık yaz. Sanki ayrıldığın sevgiliye gider yaparmışçasına
Sonra yaktım bi cigara usul usul …
Ey Saki doldur bize de Aşk Şarabından içelim,
Vatan Sevdasıyla kendimizden geçelim.
Bu Han nice soysuzlar gördü, heybelerini doldurmayi marifet zanneden.
Bilmezler ki kul-yetim hakkı yemek fenadır.
Yedikleri onlara seker görünsede, o tuzlu bir nişadır.
Anlamazlar ki Gün gelir hesap sorulur.
Hesabı soranda bu yoldaki garip gurebadır.
Bize müsade ey Hancı, yolumuz uzun, yükümüz Vatan.
Kör düğumleri bir bir çozmeye geldik,
İnancımiz tam, Güvencemiz toprak altında yatan,
Bir garip yolcuyuz biz Vatan toprağına bereket katan…
Yüreği “Hu”çekip, Vatan aşkıyla yanan Gariplere Selam olsun…
Seni anlamak, Saki’yi anlamaktan daha kolay. 🙂
O zaman Vira Bismillah diyelim SAKİ Abim…
?
Net olmak ılımlı olmaktan daha iyidir. Sol elin faydadan çok zarar vermeye başladığı an kesemiyorsan yola çıkmayacaksın .
Zannımca burada sakinin bahsettiği düğüm ölümdür…Düğümü çözmek ise ölmektir… Allah bizleri yolunda ölenlerden eylesin inşallah…Zira geceyle gündüzün arasında beklemek ne mutlu…
Edebiyatçı olmak varmış.Yanlış meslek seçmişsiniz.Ama beu derinlik belkide avvela size de lazım..